Mahzuni İçerikli Şiirlerim
NE BU ALEMNe bu alem bir başbakan seçilmiş
Söz söyler sözü başka özü başka
Bu adam bu düzene'de biçilmiş
Söz söyler sözü başka özü başka
Çevresinde bakan vekil dikilmiş
Ne haldir önünde kimler bükülmüş
Gövde açık kafa kuma sokulmuş
Söz söyler sözü başka özü başka
İş yapar görükür tapu sözleri
Fakir cahilin boyanır gözleri
Gün geçer nedense kayıp izleri
Söz söyler sözü başka özü başka
Fezalim ahlar vahlar olmaz çare
Örgütlü yürüyelim bak bir kere
Hak verilmez alınır söke söke
Söz söylen sözün aşka özün aşka
YÜCE İNSAN ASRIN PİRSULTANI MAHZUNİ
Hayatın yaşamın neresinden baksam MAHZUNI'nin dizelerini, hatırlar onun sözlerini söylemeden edemem. Kendisi ile konuşur gibi bir şeyler olur bana. Nedeni bilinir Mahzuni devletle hiçmi hiç barışık olmadı. Mahzuni haksızlığı ve hertürden baskıyı gericiliği kınayan yapısı ve onun gerçek halk Ozanı oluşu nu kılan da bu özelikleri.Burda bir deyişinden son bir kıtasını söylemek isterim.((Mahzuni Şerifim hakkım arayım /Dert bir degil bilmem kime varayım /Ben kimimkine devletime yarayım / Devlet kapısında işim yok benim!!!Günümüzün büyük Ozanı Mahzuni şerif 63 yaşın- da ,17mayıs 2002yılında Kölh şehrin de hakka yürüdü.Çagımızın yüce PIRSULTAN'nı birkere daha saygıyla anıyorum.O yaşadığı süreç içinde Anadolu halklarının ve bütün ezilenlerin dili olmus, emegin alınterine aşık olan Mahzuni onurlu ve yiğitce azimle vermiş olduğu mücadelesinde zorbalığa ve sümürüye karşı, bilinçli ustaca acımasız söylemlerini sazı ile sahnelerde halkının yanında olduğunu göstermiştir.
Söylediği şiirlerinde Halkın acılarını, sorunlarını, sevinçlerini ustaca harmanlıyan ve ezilenlerin Kavgasında yer alarak onların ozanı olmayı haketmiştir.Yani onun deyimi ile bu cümleyi dahada yerinde olduğunu vurgulamak isterim. (Dağılır ordular kalkar mahkeme/insanoğlu kavgasiz kaldığı zaman)Işte bu iki mısra Mahzuni'yi gercek özü ile anlatıyor.Sömürüsüz, sınıfsız toplum çağrısın haykıran değerli Ozanımız Mahzuni yüce insan gerçek ezilenden yana olduğunu daha acık nasıl anlanatabilirdiki_ Mahzuni'nin yaşam görüşünü anlamak, dünyaya bakışını degerlendirmek için, O'nun şiirlerine eser lerine ve yorumlarına bakıp degerlendirmek daha doğrusu olur kanısındayım.Mahzuni kendinden önceki halk ozanlarında olduğu gibi büyük Hümanist yapısı dinin şekline degil özüne hitap etmiş tir.Bilimin,aklın özgürlüğünü savunmuş bu alanda türkiye toplumuna, insanının dücüncesine katkı da bulunmuştur(Mahzuni'yim benden başlar asalet / Asillere paydos beye nihayet)(dede hoca pir vızgelir bana)yüzlerce dörtlüklerinden çok degerli örnekler görebiliriz.
Değerli Ozan Mahzuni Şerif deyişlerinde dikkat edilirse,insan yaşamını ,sevgisini ve aklın egemen ligini dile getirmiştir.Ilmde insanın yüceliğini bir deyişinde şöyle dile getirir.(Insa olda ilme egil/ Insan gibi her şeyi bil) Mahzuni'yi şiirlerini okuyup konuşarak daha iyi tanımak gerekir.Mahzuni doğmuş olduğu Berçenek köyünün,Bektaşi babalarının kültür ve geleneğinde o kendini daha küçük yaşta halk eğitimini alarak yetiştirdi.''Ezilenin alın terinden içtim'' dedi, ve üretenin kurtuluş mücadelesinin yanında yerini aldı. Işte yapmiş olduğu bu tercihin bedelini yasaklar dolu olan ülkemizde ayaklarından asılarak kum torbalarının böbreklerine verdiği tahribler,daha söyliyebilcegimiz başka iskence şekillerinin sonucu O değerli insanımızı Asrın Pirsultan'nı hepinizin bildiği gibi kaybettik.
Mahzuni bu kısacık yaşamında, yaşlı ve genç yüzbinlerce insanı etkilemiş ve onlara ilham olmuş. Aslında o bu güzel yönüylede büyük bir tarih, bir yaşamı noktaladı. O Anadolu toprağının dünyaya takdim edebileceği, evrensel degerlerinden olma şansına laik oldu. Mahzuni yaşadıği sürece halkını unutmadı bu demektirki,bu yüce halk da onu degerli Ozanı unutmuyaçak .Mahzuni aslında birdede soyundan olmasına rahmen o ve aşireti bu soy niteliğini hiç ön saffaya çıkarmadı. Ağuçan aşiretin den olan geleneği dedelerinin dedesi Seyyit Mürsel,Seyyit Mehmet'in O yaşamında eletek öptür medi ama aleviliği Yol'u töre'i cemaat bilirdi.Gösterime sunmadan gönülden içten degerlerle yaşardı.Mahzuni örtgütlü olmanın doğruluğunu anlatır. Örgütlü toplu-mun insan gücünün çağin en yenilmez güç olduğunu görenlerdendi. Ozanlar dernegi , alevi bektasi ve vakıf kuruluslarinda aktiy görevlerde aldı.Mahzuni gerçek özgürlük aşığı idi, hiç bir kalıba sıgmaz.Düşündügünü söylemedikcede rahat edemezdi. Sonuç ne olursa olsun onun ceremesine katlanırdı. Aşagıda bir şiirini yazma dan edemem.
MEYHANECI: Zom olmak istiyorum bu gece/Zil zurna / Hurda haş../Gönül boyu kardeş/Unutmak istiyorum gündüzü / Ap ak geceler hatırına / Dolaşma etrafımda cici bici / Zom olmak istiyorum zom /Anladınmı meyhaneci!!! Onun ellerine kelepce vurulmuş hapislere atılmış hiç de umur samadı.Çağının Pirsultan’ıolmanın özelliklerindendi oyine Mahzuni. Mahzun'i bu günlere getiren, yani yaşayan efsane oluşunun bir temeli olmalı.
Dünyaya geldigi köy Berçenek uzun kiş günlerinde geceleri yapılan cem ve sohbetlerle o geceler kış günleri kısa olurdu. Köy odalarında toplanan köylü adet edinmişti, kitap okunur ve okunan kitaplar günün tartışması olurdu.
Çevre köylerden Berçenek köyüne gelen çevre köylerden hatırı sayılır, Konuşması dinlenen insanların yanında, doğudan anadoludan köyümüze şahislar göç ederek gelmişler, bu insanlar o günün ehli kamil toplumun ileri kesimlerinden olan Bektaşi baba vasiflarindaki insanlardi. Köyümüze yerleşmişler bu insanların bazılarının Mezarları bu gün korunur.
Dişardan gelenler ( ALI besik , Tayyer efendi,Halil Öztprak, Millanlı Halil baba, Malatya’dan Hüseyin Dogan dede) Alhaslardan Hüsün amca, Daşo amca.Bu insanlar köyümüzün Mahmut amca,Bektaşi babalarından Hasanhüseyin efendi, Alirza efendinin babası ve Fadime ana,Sofu baba. Muhittin baba,Ali çavuşun oglu Haydar dağan.Ahmet baba. şakir baba ve hanımı şerife hatun, CIRIK baba ve hanımı Gülsün hatun. Insaf hatun, Berçenek köyü yıllar öncesi yasaksız yasakların olmadığı köy olarak kurulmuş.Bu köyde yaşayan insanların toplumsal yapısını takiben yani sıra köy okulları mühettişleri ve ikinci generasyondan, Aladeli,Fezali, Cam sarı (çok iyi bağlama ve cura çalan) bu saydıgım daha sayabilecegim degerli canların sohbetlerinin olduğu Egitmen Mevlüt KUL büyük Mamet, koca Durmuş Memet kaya nin bulundugu ve köyümüzün ögretmenlerinin yaşadıgı tartışmanın uzun uzun sohbetlerin oldugu, her şeyin yasaksız tartışıldığı, bir dönemin oluşumunda Mahzuni bu ortamda ögretim payını aldı.
Mahzuni çocuk denecek yaşta bu insanların yanında Dedesi Memet kayanın yanından ve amcası Aşik Gülali ve saz öğrendiği küçük amcasi Fezali babanın yanında ayrılmamış ve işte gerçek halk eğitimini Bektaşi felsefesini hayatına böyle işlemiştir. Mahzuni'nin hümanist bektaşi yapısı, bu günün sorunlarına getiren emeğin alın terinin mücadelesindeki yeri, o günlerden çizilmiştir. Mahzuni olması yalnız bununla kalmıyor, o ülkeyi ve avrupayı karış karış gezerek insanları tanımış yaşadığı her şeyden aldığı ilhamlar onu asrımızın Pirsultan’ı olma özelliğini kazandırmıştır. Mahzuni'nin söylemlerini dinliyen, onun çalıp söylediklerini değerlendiren her insan, ondan sezinliye bildiğini dile getirir. Kim hangi pencereden bakarsa baksın Mahzuni kendi deyimi ile o ne söylemişse odur. Değerli Ozanımızı yakından tanımak, onunla çocukluğumu yaşamak, hayatın dayattığı bazı sorunlarda onunla olmak, beni çok mutlu ediyor. Çok şanslı olduğumu gizliyemem, bizden sonraki nesillerin asrın Pirsultan'nı görme arzular elbette olacaktır. Mahzuni bana göre O misyonunu yaşadı ve hak ettiği yere vardı Yüce hünkarının yanında ebedi huzur içinde yatsın.
Amca oğlu Hacı (http://fezalidost.websahasi.com) Tel,Fax030/3495048(www.mahzuniserif.com)E.Mail. cirikh@gmx.de
MAHZUNİ
Sabah vakti almanya köln şehrinde
Hakka yürüdü asrın Pirsultan’ı
Üzgün sakin duran dostlar seyrinde
Hakka yürürdü asrın Pirsultan’ı
Fransa almanya gezdi dolaştı
Elde saz gönülden gönüle coştu
Ceminde sohbetle badesin içti
Hakka yürüdü asrın Pirsultan’ı
İsçi hayımında emekten yana
Saz çaldi söyledi onu duyana
Haykırdı sazı emeği soyana
Hakka yürüdü asrın Pirsultan’ı
Bilirdi gurbeti yaniktı özü
Haksıza karşıda uyardı bizi
Severdi güneşli baharı yazı
Hakka yürüdü asrın Pirsultan’ı
Yenildi kalbine bir sabah vakti
Binleri aglattı göz yaşın döktü
Bu çaresizlik Fezali’i yıktı
Hakka yürüdü asrın Pirsultan’ı
GÖNÜLLER YASTA
Baharın sonu mayıs onyedi
Gönüller yasta canım Mahzuni
Söylenir dillerde duyulur adı
Gönüller yasta canım Mahzuni
Binlerce canlar seninle Hünkara
Gelir dostlar dururlar orda dara
Doyulurmu gercek olan didara
Gönüller yasta canım Mahzuni
Özün anadolu kızılbaş ruhunda
Ölünce yaşarım derdin gününde
Gülolup açmıssın hunkar elinde
Gönüller yasta canım Mahzuni
Arar olduk sahnede haykırışı
Fakir yoksul zor yaşar oldu kişi
Yolunda yürürken soyulur kışı
Gönüller yasta canım Mahzuni
Gönülde kalıcı oldu yaşamın
Coşkuyla aşkile yapardın cemin
Feryat eder daha Fezali emmin
Gönüller yasta canım Mahzuni
1848) ŞEREF MUŞ YOKSUL ANADOLUMUN BEREKETLİ TOPRAKLARINDA YETİŞEN ONURLU SEVGI YÜKLÜ GÜZEL İNSAN SEVGİLİ MAHSUNİ ARAMIZDAN ZAMANSIZ AYRILIŞIN SENİ SEVENLERİ DERİNDEN ÜZDÜ AMA UNUTMA UNUTULANLAR ÖLÜR SEN UNUTULMADIKCA YAŞIYACAKSIN SENİN İÇİN YAZDIĞIM BU DÖRTLÜKLER YÜREĞİMİN ANI DEFTERİNDE SONSUZA DENK KALACAKTIR SEVGİLERİMLE...
NERDE
ARABAM KALDI YOLDA YOLDA
DÍYEN MAHSUNİMİZ NERDE
ÖMRÜ HASRET YÜKLÜ YOLDA
KALAN MAHSUNİMİZ NERDE
MOTOR TEKLEDİ GİTMİYOR
AZRAİLE GÜÇ YETMİYOR
KAFESTE BÜLBÜL ÖTMÜYOR
DARGIN MAHSUNİMİZ NERDE
BİNBİR SÖZÜ VAR HECEDE
KALMIŞ KARANLIK GECEDE
KARAKOLDA İŞKENCEDE
KALAN MAHSUNİMİZ NERDE
SÖZLE SAZA VURA VURA
YÜREĞİNİ YORA YORA
YENİK DÜŞMÜŞ AZRAİLE
MAĞLUP MAHSUNİMİZ NERDE
ARAYIP BULUP VURMALI
KOLUN KANADIN KIRMALI
YİTİK İLANI VERMELİ
KAYIP MAHSUNİMİZ NERDE
DOST ŞEREFİM NEDEN NİYE
BUNCA DERT ÇEKTİK SİNEYE
SELAM OLSUN MAHSUNİYE
ŞAKIYAN BÜLBÜLÜM NERDE.
- Hacı Cırık ( Fezali ) -
